RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI LUGATA NASIL BAKIYOR ?

"Şu devrede Türk lisanının sadmeler geçirmesine bakılırsa Risale-i Nur Türkçe'de lisan üzerinde de imam olacağına; yani yarın halis Türkçe olan Risale-i Nurun kesbi imtiyaz edip diğerlerini terk edeceklerine ..." (E Lahikası1 - 99)
ifadesinde belirtilen çok mühim ve umumi bir vazifeyi üstlenmesi ve ifaya memur olması onun dilinin, kelime ve tabirlerinin aynen korunmasının gerekliliğini açıkça ortaya koyduğu gibi;
"Kur'anın bir mucize-i maneviyesi.", "Kur'an ve hadisden sonra sertac-ı evliya ve sultan-ül eser ve zübdet-ül meani ve ataya-yı İlahi ve hedeya-yı Sübhani ve feyyaz-ı Rahmani"(E Lahikası1-98) olan Risale-i Nurun "Satırları, kelimeleri, harfleri öyle intizamkarane ve îcazdarane bastedilmiştir ki yarın her ilim ve fen adamları, her meşrep ve meslek sahipleri ilim ve iktidarları miktarında alem-i gayb ve alem-i şehadetten ve ruhaniyat aleminden ve kainattaki cereyan eden her hadisattan haberdar olabilir." (E Lahikası1 - 97)
ve "Kur'anın bir nevi tefsiri olan Sözlerdeki hüner ve zarafet ve meziyet kimsenin değil belki muntazam, güzel Hakaik-ı Kur'aniyenin mübarek kametlerine yakışacak mevzun, muntazam üslub libasları kimsenin ihtiyar ve şuuruyla biçilmez ve kesilmez. Belki onların vücududur ki o kamete göre biçer keser giydirir." (M 383)
ifadeleriyle gösterilen ulvi ve kudsi meziyetlerin tam sahibi olması dahi onun dilinin, kelime ve tabirlerinin korunmasının ne derece gerekli olduğunu göstermektedir.
Bunlar gibi daha pek çok meziyetleri taşıması bakımından belki denilebilir ki; Risale-i Nurdaki kelimelerin ve tabirlerin tam karşılığı yine aynı kelimeler ve tabirler olabilir, başka olamaz.
Bu sebepten: hazırlanmış olan bu Lügatteki kelime ve tabirlere verilmiş olan karşılıklara ve manalara, yalnızca "kısa bir meal-i icmali" veya "gayet muhtasar ve nakıs bir meal" veyahut o kelime ve tabirlerin Risale-i Nur'da kullanıldıkları manalara "bir unvan-ı mülahaza" veya "bir mirsad-ı tefekkür" olarak bakmak gerekir.
Bununla birlikte "Bir şey bütün bütün elde edilmezse bütün bütün terk edilmez." kaidesi düşünülerek ve Üstadımızın (ra) "Asa-yı Musa'nın lügatnamesini hasta olduğu halde çok güzel ve alimane yazan, lugatnamenin başında güzel bir fıkra derceden ve bana da ayrı mektup yazan Risale-i Nurun serkatibi Mehmet Feyzi ..." (E lahikası1 - 224) İfadeleri nazara alınarak ve Zübeyir (ra) ağabeyin "Risale-i Nur, yirminci asrın Müslümanların! ve bütün insanları koyu fikir karanlıklarından ve müthiş dalalet yollarından kurtarmak için müellifin kendi ihtiyarıyla değil, bir ihsan-ı ilahi olarak yazılmış olan ilhami bir eserdir.
İşte insan üzerindeki tesiri pek büyük olan böyle bir eseri, devamlı olarak teenni ile ve Iügatların manalarım Öğrenerek dikkatle okuyabilseniz geceli gündüzlü çalışan bir çok Nur talebeleri gibi siz de büyük bir huzur ve saadete kavuşursunuz." (G.251) ve "Bunun için bazı lügatlerin manalarım söyleyerek aynen okumak daha müessir ve daha efdaldir." (S.772)
tavsiyelerine uyularak, Risale-i Nuru anlamakta yardımcı olur düşüncesiyle, mümkün olduğu kadar güvenilir Lügatlerden en uygun karşılıklar seçilerek ve Risale-i Nurdaki manalar dikkate alınarak bu Lügatlar hazırlanmıştır.